BİOENERJİ
   Yaşam enerjisi olarakta adlandırılan bioenerji evrende var olan enerjinin kişinin vücuduna aktarılmasıdır. Bioenerji zihinsel, fiziksel ve ruhsal bedenimizi tamamıyla etkilemektedir. Evrenden aldığımız bu enerji vücut dinamiğine, bağışıklık sistemine metabolizma ve hormonlar üzerine etki eden güçtür. İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alanın bir çok önemli fonksiyonu vardır. İnsan aurası, fiziksel bedeni çevreleyen ve çeşitli renklerde algılanan bir enerji alanıdır. Bu alan bedeni her yönden sarar. Üç boyutludur. Sağlıklı bir bireyde, bedenin çevresinde elips ya da yumurta şekli oluşturur. Bedenin çevresinde 2,5-3m olduğu kabul edilir. Birey spritüel olarak geliştikçe arasının enerjetik titreşiminin arttığı ve buna bağlı olarak fiziksel olarak sağlıklı olacağı hem de dışsal güçlerden o oranda az etkileneceği kabul edilir. Aurik alanları zayıf olanlar dışsal etkilerden daha çok negatif olarak etkilenir. Bunlar kolay yorulma, çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkması v.s.dir. Bioenerji; Tıbbın pes ettiği yerde en çaresiz hastalıkları bile iyileştiren içsel enerjidir.

ÇAKRA
Çakra, (Sanskritçe kaynaklı bir kelime olup, Pali: chakka, Çince: ?, Tibetçe: khorlo) tekerlek ya da dönüş anlamına gelir.[1] Hindu geleneklerine ve bazı inanç sistemlerine göre insanda bulunan enerji merkezlerinin girdap şeklinde dönen enerji alanlarından oluştuğuna inanıldığı için onlara bu isim verilmiştir.

Çakra, Hint Felsefesi ve bazı ilgili Asya kültürlerinde, insan vücudunda bulunan metafiziksel ve/veya biyofiziksel enerjinin bağlantı noktası olarak düşünülmüştür. Yoganın üstadları, insanın, görünen fiziksel varlığı ötesinde, daha duyarlı ve daha etkin bir bünyeye sahip olduğunu ileri sürerler. Bizler, bunu ancak bazı özel durumlarda, duygularımız aracılığıyla sezebiliriz.

Aslında bedenimizde birçok önemli çakra olduğu düşünülmektedir: örneğin, avuçlar içinde,tabanlarda, diz kapaklarında, dirseklerde bulunan çakralar diğerlerine göre daha önemlidirler. Ama ana çakra merkezleri vücudumuzda omurga boyunca sıralanmaktadır.

Hint felsefesine göre, insanın kafasının tepesinde pozitif bir akım varken omurga kemiğinin alt boğumunda, kuyruksokumunda, negatif bir akım bulunur. Bu iki "kutup"arasında dolaşan elektrik gücü "YAŞAM"dır.

Her yoginin amacı, kuyruk sokumunda, Muladhara Çakra yakınında, yılan gibi kendi üzerine üç kez çöreklenen uyuyan Kundaliniyi, yani negatif enerjiyi uyandırıp, onu Sushumna Nadi (omurilik boyunca) Sahasrara Çakrada (başın tepesinde) bulunan pozitif akımla birleştirmektir.

Bu olay, sabır ve azimle uygulanan Pranayama (nefes egzersizleri), asanalar (yoga duruşları), ve meditasyon sayesinde gerçekleşebilir. Buna erişebilen yogilerin sayısı çok fazla değildir. Kundalini yukarıya yönelirken, omurga boyunca sıralanan enerji merkezleri (çakraları), teker teker delerek kafatasının tepesinde bulunan pozitif akımla birleşince yoginin bedeni elektrik akımına tutulmuş gibi sarsılır ve mutluluğun en üst hazzını duyar; böylece ermişliğe yükseldiği kabul edilir: yogilere göre, bunu erenler, karşısındakinin düşüncesini "okuyabilir", geleceği görme yeteneği elde eder vb.

Ancak kötü koşullar altında uyandırılan Kundalini tehlikeli olabilir, en azından uygulayanın ruhsal dengesini bozabilir.

Bedenin, girdap olarak Adlandırılan 7 ana enerji merkezi vardır. Sanskritçe’de çakra olarak adlandırılan bu enerji merkezleri, güçlü elektrik alanlarıdır, gözle görülemezler. Bu yedi güç istasyonunun her biri bedenimizde hormon salgılayan bezlere karşılık gelir. Bu bezlerin hormon üretimini uyarırlar. Başka bir deyişle, fizik bedenimizdeki ismi ile hormon salgılayan iç salgı bezleri enerji bedenimizdeki çakralara karşılık gelirler.
AURA
   Aura, Paranormal veya Tinsel anlamda kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana verilen addır. Aura okumak ise aura' hissedebilmektir.

Metapsişikçilerin "eflüv" adını verdikleri partiküllerin ışınımıyla (radyasyon) oluştuğunu iddia ettikleri bu alan, Teozoflara ve Kirlian Fotoğrafçılığı üzerinde çalışan araştırmacıların kendi sözlerinin özetlerine göre "yaşam enerjisi olarak adlandırılan bir tür enerjinin organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla oluşur".

Aura, eflüv ve psişik radyasyon terimlerinin sık sık karıştırıldığı görülür. Bu üç terim arasındaki ilişki şöyle açıklanır:

Bedenden yayıldığı söylenen ışınıma ve bu ışınımın yayılma olayına radyasyon (psişik radyasyon) adı verilir.
Bu ışınlara ve ışınları oluşturdukları iddia edilen partiküllere eflüv adı verilir.
Bu yayılma olayının meydana geldiği öne sürülen ve medyumlarca görülebildiği iddia edilen güç ve etki alanına ise aura adı verilir.
Renkli haleler ve ışımalar tarzında kendini gösterdiği öne sürülen auranın, parapsikolojide esas olarak üç kısımdan oluştuğu kabul edilir:

Yapışık aura: Vücudu bir zarf gibi saran 0.5 cm. kalınlığında, koyu bir bölgedir. Süptil bedenin süptil ikiz denilen kısmıdır. Auranın Kirlian fotoğrafçılık tekniğiyle çekildiği iddia edilen kısmıdır.
İç aura: Yapışık aurayı çevreleyen bölgedir. Kişilere göre 3 ile 8 cm. arasında değişen kalınlığı olduğu iddiasında bulunulan bir bölgedir.
Dış aura: Yüksekliği İnsan bedeninin iki misli genişliği İnsan bedeninin dört misli olduğu ve Oval, yumurta biçiminde olduğu iddia edilen auradır.
Tam dış aura: Bedenden yayılan ışınım alanının tümü; sınırsız kabul edilir.Aura görebilme yeteneğine sahip olduğu ileri sürülen medyumlar, aura renklerinin kişilerin ruhsal tekamül durumlarına, karakterlerine ve heyecan hallerine bağlı olarak değişiklik gösterdiklerini belirtirler.
Bioenerjinin iyi geldiği hastalıklar

o Bel Fıtığı
o Boyun Fıtığı
o Baş Ağrıları tedavisi
o Migren tedavisi
o Panik Atak
o Psikolojik Baş Ağrıları
o Sırt ve Boyun Ağrıları
o Bel Ağrıları tedavisi
o Astım/ Alerjik Astım
o Muhtelif Eklem Ağrıları
o Tenisçi Dirseği tedavisi
o Parkinson
o Kronik (Sürekli) Yorgunluk
o Yüksek Tansiyon
o Tümör tedavisi
o Guatr tedavisi
o Solunum Sistemi Rahatsızlıkları
o Baş Ağrıları tedavisi
o Migren tedavisi
o Solunum Sistemi Rahatsızlıkları
o Hormonal Bozukluklar
o Salgı Bezi Bozuklukları
o Kısmi Felç tedavisi
o Kısmi Kas Güçsüzlükleri
o Ellerde Kavrama ve Tutma Zorluğu
o Eklem Romatizması
o Epilepsy ( Sara )
o Faranjit tedavisi
o Halsizlik - güçsüzlük
o Korku tedavisi
o MS (Multiple Skleroz)
o Kolit - Kolon
o Şeker (Diyabet)
o Kanser tedavisi
o Damar tıkanıklığı
o Kas Hastalıkları
o Topuk Dikeni Ağrısı
o Diş gıcırdatmak
o Kolesterol
o Baş dönmesi
o Konsantrasyon bozukluğu
o Omirilik kayması
o Siroz - Fibroz
o Polip
o Hücresel yaşlanma
o Depresyon
o El ve Ayaklarda Terleme
o Hiç Adet Görmeme Hali
o Nörolojik Rahatsızlıklar
o Denge Bozukluğu
o Sindirim Sistemi Bozuklukları
o Mide Rahatsızlıkları
o Ülser
o Gastrit
o Mide Fıtığı
o Asabiyet
o Sedef
o  Egzama
o Menopoza Bağlı Şikayetler
o Sıcak Basması
o Kireçlenme
o Diz Kapağı Yırtığı ve Sıvı Kaybı
o Strese Bağlı Şikayetler
o Uykusuzluk
o Sinirlilik
o Aşırı Heyecan
o Çarpıntı
o Dikkat Dağınıklığı
o İdrar tutamama hali
o İdrar yolu enfeksiyonu
o Kadın hastalıkları
o Adet düzensizliği
o Adet sancıları
o Kekemelik
o Kemik erimesi
o Troid
o Siyatik Lumbago
o Horlama
o Sedef
o Çeşitli Cilt Rahatsızlıkları
o Endişe, kaygı
o Astım
o Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi
o Hiperaktif - hırçınlık

Ana Sayfa
Pilates
Personel Training
Bioenerji
Yogalates
Savunma Sporları
İletişim
Galeri
Yasal Uyarı

Bu çalışmalar bir tıp yöntemi değil, evrensel yaşam enerjisi ve danışmanlık yöntemleridir. Herhangi bir sağlık durumunda öncelikle uzman bir doktora başvurunuz.

Düzenlenen eğitimler ve seminerler, önerilen çalışma yöntemleri ve meditasyonlar, verilen danışmanlık hizmetleri kişisel yolculuğunuzda potansiyelinizin açığa çıkmasına, hayat kalitenizin artmasına ön ayak olur. Hiçbir teşhis ya da tanı yapmaz...